yaşanan gecikmelerin sektörü ciddi biçimde mağdur ettiğini belirterek yetkilileri çözüm üretmeye çağırdı.

İzmir’de inşaat sektörünün karşı karşıya olduğu bürokratik sorunların artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini ifade eden Kahraman, bazı ilçelerde yapı ruhsatı süreçlerinin bir yılı aştığını, inşaatı tamamlanan yapıların yapı kullanma izin belgelerinin düzenlenmesinde de önemli gecikmeler yaşandığını söyledi. Kahraman, sorunun yalnızca ruhsat aşamasıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, basit ve esaslı olmayan tadilat işlemlerinin dahi aylarca sürdüğünü, yapılan imalatların hak edişlerinin zamanında onaylanmamasının ise müteahhitleri ciddi bir finansman yükü altında bıraktığını belirtti.

İtirazımız denetime değil

İnşaat sektörünün üretmek, istihdam sağlamak ve ülke ekonomisine katkıda bulunmak istediğini ancak uzun ve öngörülemeyen bürokratik süreçlerle mücadele ettiğini belirten Kahraman, şöyle konuştu:

"Bizim itirazımız mevzuata, denetime ya da kamu kurumlarının sorumluluklarına değildir. Elbette yapı güvenliği, şehircilik ilkeleri ve mevzuata uygunluk titizlikle denetlenmelidir. Ancak denetim yapmak ile işlemleri gereksiz yere uzatmak birbirinden farklıdır.

Bugün İzmir’de yatırımcılarımız ruhsat almak için aylarca bekliyor, bazı ilçelerde bu süre bir yılı aşıyor. Esaslı olmayan tadilat işlemleri dahi aylarca sonuçlandırılamıyor. İnşaatını tamamlayan firmalar yapı kullanma izin belgesi beklerken, yaptığı imalatların hak edişlerinin onaylanmasını bekleyen müteahhitlerimiz de ciddi ekonomik sıkıntılar yaşıyor. Evrakların kurumlar arasında dolaştığı, işlemlerin neden sonuçlandırılmadığının net biçimde açıklanamadığı ve yatırımcının ne zaman sonuç alacağını öngöremediği bir sistemle karşı karşıyayız."

Yaptığımız işin karşılığını almak için de mücadele ediyoruz

Hakediş onaylarında yaşanan gecikmelerin inşaat firmalarının finansal yapısını doğrudan etkilediğini belirten Kahraman,

"İnşaat sektöründe maliyetler her geçen gün artarken, firmalarımızın yaptığı imalatların hak edişlerini zamanında alamaması finansman yükünü daha da ağırlaştırıyor. İşini yapan, sahada üretimini gerçekleştiren ve yükümlülüklerini yerine getiren müteahhitlerimiz, hak edişlerinin onaylanması için uzun süre beklemek zorunda kalıyor.

Bir tarafta yatırım yapmak için ruhsat bekleyen, diğer tarafta yaptığı imalatın karşılığını alabilmek için hakediş onayı bekleyen bir sektör var. Üstelik tamamlanan projelerde yapı kullanma izin belgesi süreçleri de uzayabiliyor.

Bu gecikmeler firmalarımızın nakit akışını bozuyor, finansman maliyetlerini artırıyor, yeni yatırımları yavaşlatıyor ve istihdamı olumsuz etkiliyor. İşini zamanında yapan ve sorumluluklarını yerine getiren sektör temsilcilerinin, bürokratik gecikmeler nedeniyle mağdur edilmesi kabul edilemez" dedi.

Denetim yapılmalı, ancak süreçler sürüncemede bırakılmamalı

Kamu kurumlarının denetim sorumluluğunun önemine dikkat çeken Kahraman, denetim süreçlerinin etkin ve zamanında yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:

"Hiç kimse denetimsiz bir yapılaşma istemiyor. Biz de güvenli, mevzuata uygun ve nitelikli yapılar üretmek istiyoruz. Ancak denetim gerekçesiyle işlemlerin belirsiz sürelerle uzaması doğru değildir. Mevzuata uygun başvuruların zamanında sonuçlandırılması, eksikliklerin açıkça bildirilmesi ve gerekli onayların makul sürelerde verilmesi gerekir.

Kamu kurumlarıyla sektör temsilcileri karşı karşıya gelmemeli. Tam tersine, kurumlarımızın tecrübesi ile sektörümüzün sahadaki bilgisi bir araya getirilerek sorunlara ortak çözümler üretilmelidir."

İzmir için somut çözüm adımları atılmalı

İzmir’de inşaat sektörünün önünü açmak için bir dizi somut adım atılması gerektiğini belirten Kahraman, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

"Ruhsat süreçleri hızlandırılmalı: Yapı ruhsatı başvuruları için mevzuata uygun, açık ve ölçülebilir işlem süreleri belirlenmeli.

Tadilat işlemleri sadeleştirilmeli: Esaslı olmayan tadilatlarda gereksiz bürokratik işlemler kaldırılmalı ve başvurular gecikmeden sonuçlandırılmalı.

Yapı kullanma izin belgeleri zamanında düzenlenmeli: İnşaatı tamamlanan ve gerekli şartları sağlayan yapıların izin süreçleri etkin biçimde yürütülmeli.

Hakediş onayları geciktirilmemeli: Gerçekleştirilen imalatların kontrolleri ve hakediş değerlendirmeleri belirli bir takvim çerçevesinde tamamlanmalı.

Dijital takip sistemi güçlendirilmeli: Başvuruların hangi aşamada olduğu görülebilmeli, gecikmelerin nedenleri şeffaf biçimde açıklanmalı.

Kurumlar arası koordinasyon artırılmalı: Belediyeler, ilgili kamu kurumları ve sektör temsilcileri arasında düzenli bir çözüm mekanizması oluşturulmalı."

Kahraman, İzmir Ticaret Odası başta olmak üzere ilgili kurumların ve sektör temsilcilerinin bir araya gelerek ilçelerdeki sorunları somut veriler üzerinden değerlendirmesinin önemine dikkat çekti.

Biz ayrıcalık değil, işleyen bir sistem istiyoruz

Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan İsmail Kahraman, şu ifadeleri kullandı:

"Biz ayrıcalık istemiyoruz. Mevzuata uygun çalışan, üretim yapan, istihdam sağlayan ve ülke ekonomisine katkıda bulunan sektörümüzün önündeki gereksiz engellerin kaldırılmasını istiyoruz.

İzmir gibi Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden birinde ruhsat süreçlerinin bir yılı aşması, esaslı olmayan tadilatların aylarca sürmesi ve hakedişlerin onaylanmasında gecikmeler yaşanması hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir meseledir.

İnşaat sektörü yalnızca müteahhitlerden ibaret değildir. Konut üretiminden kentsel dönüşüme, istihdamdan sanayiye, esnaftan finans sektörüne kadar geniş bir ekonomik alanı etkilemektedir. Bu nedenle yaşanan sorunların çözümü yalnızca sektörümüz için değil, İzmir’in ekonomik gelişimi ve vatandaşlarımızın refahı açısından da büyük önem taşımaktadır.

İzmir’in kaybedecek zamanı yok. Bürokratik engeller azaltılmalı, işlemler hızlandırılmalı ve üretimin önündeki tıkanıklıklar giderilmelidir. Biz sorunları dile getirmekle yetinmiyor, çözümün de bir parçası olmak istiyoruz."