yetiştirilen karpuzlarda görülen "boş yüreklilik" (koflaşma) sorununa dikkat çekerek, üreticilere ve bilim dünyasına kritik uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Yıldız, tarımda kulaktan dolma bilgiler yerine, kantitatif toprak ve yaprak analizlerine dayalı bilimsel yöntemlerin uygulanmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

"Fuar dönemi akademik takvimle uyuşmadı"

9-13 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen Erzurum Tarım Fuarı’nı yakından takip ettiğini belirten Prof. Dr. Nesrin Yıldız, fuarın üniversitenin eğitim-öğretim dönemi öncesine denk gelmesi sebebiyle öğrencilerin katılım sağlayamadığını ifade etti. Şehirdeki iki üniversitenin sahip olduğu öğrenci potansiyelinin bu tür büyük organizasyonlar için önemli bir itici güç olduğunu dile getiren Yıldız, fuarda akademik personel, mühendis ve çiftçi katılımının da beklenenin altında kaldığına dikkat çekti.

Fuarda tarım makinelerinin yanı sıra yapay zekâ destekli otonom araçlar, termal destekli topraksız tarım uygulamaları ve organik gübreler gibi inovatif ürünlerin sergilenmesini umut verici bulan Yıldız, bölge tarımı için stratejik öneme sahip karpuz üretiminin fuar gündeminde yer almamasını ise bir eksiklik olarak değerlendirdi.

Pasinler karpuzunda "boş yüreklilik" tehlikesi

Pasinler Ovası’nda yetişen karpuzlar üzerinde yaptığı incelemede, halk arasında "koflaşma" veya "ampulleşme", literatürde ise "boş yüreklilik" (hollow heart) olarak bilinen fizyolojik bir bozukluk tespit ettiğini açıklayan Prof. Dr. Yıldız, şu bilgileri paylaştı:

"Bu durum meyvenin lezzetini ve şeker oranını olumsuz etkilemez, hatta bu karpuzlar genellikle daha tatlı olur. Ancak meyvenin pazar değerini ciddi oranda düşürür ve raf ömrünü kısaltır. Erzurum ve çevresinde termal kaynaklar kullanılarak seracılık yapılması ve karpuz gibi özel ekolojik koşul isteyen ürünlerin sınırlarının zorlanması memnuniyet vericidir. Ancak bu fizyolojik hatanın önüne geçilmesi şarttır."

Koflaşmanın nedenleri ve bilimsel çözüm reçetesi

Prof. Dr. Nesrin Yıldız, karpuzun iç dokusunun boş, susuz ve lifli bir yapıya dönüşmesinin temel nedenlerini; düzensiz sulama, gece-gündüz arasındaki aşırı sıcaklık dalgalanmaları, yetersiz tozlaşma, aşırı azotlu gübre kullanımı ile potasyum, kalsiyum ve bor eksikliği olarak sıraladı.

Sorunun çözümü için acil eylem planı öneren Yıldız, şu tavsiyelerde bulundu:

Dengeli Nem Yönetimi: Toprak nemini sürekli dengede tutacak damlama sulama sistemlerine geçilmelidir.

Tozlaşma Desteği: Dişi çiçeklerin döllenmesini garanti altına almak için tozlaşma döneminde tarlalara mutlaka arı kovanları yerleştirilmelidir.

Analize Dayalı Gübreleme: Doğru gübreleme kararı rastgele değil; bitkinin ihtiyaç duyduğu tüm mineralleri gösteren kantitatif toprak analizleri ve bunu doğrulayan yaprak analizleri ile verilmelidir. Hücre duvarını zayıflatan aşırı azottan kaçınılmalı; kalsiyum, potasyum ve bor takviyelerine önem verilmelidir.

Üniversiteye "tez" çağrısı

Sahanın sorunlarına çözüm üretilmesi noktasında üniversite rektörlüğünün son dönemdeki vizyoner yaklaşımını takdir ettiğini belirten Prof. Dr. Nesrin Yıldız, Pasinler karpuzundaki bu iç boşalması sorununun, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü tarafından acilen bir yüksek lisans veya doktora tezi kapsamında özel bir araştırma konusu olarak ele alınması çağrısında bulundu.