Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Moleküler inceleme ile tiroit hastaları gereksiz yere ameliyat olmayacak

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, moleküler inceleme

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, moleküler inceleme testi sayesinde tiroit hastalarının gereksiz yere ameliyat olmasının önüne geçildiğini ve ömür boyu ilaç kullanmaktan kurtulduğunu söyledi.

Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, tiroit nodülleri hakkında bilgilendirmede bulundu. Ameliyat olunması durumunda ömür boyu ilaç kullanılması gerektiğini ifade eden Gökosmanoğlu, gereksiz ameliyatların önüne geçmek için kliniklerinde moleküler inceleme testlerini uyguladıklarını belirterek açıklamalarda bulundu.

“Moleküler inceleme tiroit hastalarının gereksiz ameliyat olmasının önüne geçiyor”

Moleküler incelemenin önemine değinen Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, “Tiroit nodüllerinde şüpheli durum olduğunda geçmişte hastalar doğrudan ameliyata alınıyordu. Ameliyat edilen bu hastaların ortalama yüzde 70’ine yakınının iyi huylu adenom olduğu ortaya çıkıyor ve hastalar gereksiz yere ameliyat ediliyordu. Son yıllarda dünyada, ülkemizde ve kliniğimizde uygulanan moleküler inceleme yöntemiyle, şüpheli nodüllerin kanser olup olmadığı daha net şekilde belirlenebiliyor. Bu inceleme tanıyı güçlendiriyor ve ameliyat gerekip gerekmediğine daha güçlü verilerle karar verilmesini sağlıyor. Bu yöntemle hastaların gereksiz ameliyat olmalarının önüne geçilebiliyor. Şüpheli nodüllerde kanser olmama ihtimali ortalama yüzde 70 civarındadır. Gereksiz yere ameliyat edilen hastalar ömür boyu tiroit ilacı kullanmak ve her 3-6 ayda bir tiroit hormon düzeylerini kontrol ettirmek zorunda kalıyor. Ameliyat olmayan hastaların ise ilaç kullanmasına gerek kalmıyor ve yalnızca takip yeterli oluyor. Bu durum hastaların yaşam konforunu ciddi şekilde etkiliyor” dedi.

Kötü huylu çıkan nodüller sonrası yapılacaklardan da bahseden Doç. Dr. Gökosmanoğlu, “Moleküler inceleme testi öncesinde kliniğimizde tru-cut biyopsi yapıyoruz. Alınan biyopsi örneği üzerinden moleküler inceleme gerçekleştiriyoruz. Sonuçlar ortalama 1 ay içinde çıkıyor ve bu sürede hastanın tanısı netleşmiş oluyor. Moleküler inceleme sonucu iyi huylu çıktığında hastaların ameliyat olmasına gerek kalmıyor, 6 ayda bir ultrasonografi ile takip edilmeleri yeterli oluyor. Kötü huylu çıktığında ise elimizde çok önemli bir veri elde edilmiş oluyor. Aynı zamanda kanserin agresif olup olmadığı, yayılma potansiyeli de değerlendirilebiliyor. Bu sayede hastaya uygulanacak cerrahinin kapsamı, yani daha agresif bir cerrahi mi yoksa lobektomi gibi daha sınırlı bir cerrahi mi olacağına daha sağlıklı karar verilebiliyor” diye konuştu.