Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

AK Parti Sözcüsü Çelik: “(Terörsüz Türkiye süreci) Meclis kapanmadan yasal çerçeveyi ortaya çıkarmış olacağız”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ’terörsüz Türkiye’ süreci çerçevesinde hazırlıkları

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ’terörsüz Türkiye’ süreci çerçevesinde hazırlıkları süren yasal düzenlemelere ilişkin, “Hemen her gün toplantı yapıyoruz. İnşallah Meclis kapanmadan yasal çerçeveyi ortaya çıkarmış olacağız” dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, MYK toplantısında AK Parti’nin kuruluşunun 25. yıldönümüne ilişkin hazırlık çalışmaları ile terörsüz Türkiye sürecinin ekonomik boyutunun değerlendirildiğini ve Meclis çalışmalarının ele alındığını söyledi. Çelik, konuşmasına başlamadan önce 2026 FIVB Milletler Ligi (VNL) finalinde Brezilya’yı 3-1 yenerek şampiyon olan A Milli Kadın Voleybol Takımı’nı tebrik etti.

“Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak bakımından yasal bir zeminin oluşması son derece önemli”

Terörsüz Türkiye sürecinde yeni bir aşamada olunduğunu belirten Çelik, “Yeni aşama; silah bırakmanın temin edilmesi, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşılması için bir yasal zeminin ortaya çıkmasıydı. Bununla ilgili çok sayıda toplantı yapıyoruz, hemen her gün çalışıyoruz ve istişarelerimizi sürdürüyoruz. Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız. Aslında bir başka boyutuyla mesele yeni başlıyor. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak bakımından yasal bir zeminin oluşması son derece önemli. Ama aynı zamanda oluşturulan politik atmosfer de önemlidir. Toplumsal atmosfere pozitif katkı sağlayıp sağlamamak önemlidir. Özellikle bu süreçte katkılar çok değerlidir. Yapıcı eleştiriler de çok değerlidir. Katkı adı altında dar mahalle ideolojilerinin gündeme gelmesi son derece zararlıdır” ifadelerini kullandı.

“Zaman tek rengin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olduğu bir siyasal yaklaşımın ortaya koyulmasının zamanıdır”

Dar mahalle ideolojilerinin dışına çıkan, büyük bir zihinsel örnekle ve yapıcı bir dille konuşan bir yaklaşımın hep beraber üretilmesi gerektiğini aktaran Çelik, “Bugün yakın coğrafyamıza baktığımızda Türkiye’nin pozitif olarak nasıl ayrıştığını, Türkiye’nin pozitif olarak değerleri yüksek bir temsille koruduğunu hep beraber görüyoruz. Sandık ve demokrasi var, siyasal katılımın önü açık, siyaset yapmanın önü açık. Bir tezi olanın millete ulaşması için imkanlarının önü açık. Bugünün dünyasına baktığınız da bunlar büyük değerler. Şimdi bunların büyük değerler olmasına yeni boyutlar eklendi. Eskiden bazı ülkeler bunlara ulaşacak siyasi sistemlere ve kurumsal kapasiteye sahip değildi. Şimdi daha büyük bir sıkıntı var, bunlara ulaşan yüksek kapasiteye sahip bazı devletlerin kurumlarının içinin boşaldığını, demokrasinin bir tür propaganda faaliyetine dönüştüğünü, hukukun elastik haline getirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Bu değerlerimizi korumamız konusunda daha güçlü bir yaklaşım koymamız gerekiyor. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefleri açısından en çok ihtiyaç duyulan durum şudur; ister katkı olsun, ister eleştiri olsun. Önemli olan sisteme oksijen mi yüklüyorsunuz yoksa toksik gazlar mı yüklüyorsunuz? Bugün daha çok oksijen yükleyecek bir dile ihtiyaç var. Dar mahallenin dar kalıplarını aşacak, daha büyük ölçeklerden bakacak yaklaşımlara ihtiyaç var. Hem hukuki hem siyasi açıdan ince işçilik gerekiyor. Zaman propaganda zamanı değil. Zaman, sadece belli bir kesimin rengini diğerlerine dayatmasının zamanı değil, tek rengin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olduğu ve bu rengin altında diğer bütün renklerin kendisine en anlamlı aidiyeti bulduğu bir siyasal yaklaşımın ortaya koyulmasının zamanıdır” değerlendirmesinde bulundu.

“Meclis kapanmadan yasal çerçeveyi ortaya çıkarmış olacağız”

Terörsüz Türkiye konusunda hazırlıkların ve çalışmaların aralıksız devam ettiğini belirten Çelik, “Hemen her gün toplantı yapıyoruz. Saatler süren toplantılar yapıyoruz. İnşallah Meclis kapanmadan yasal çerçeveyi ortaya çıkarmış olacağız” dedi.

“Dünyanın gözü önünde Filistinlilerin anavatanları işgal edilmeye çalışılıyor”

İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria’da İsrail askerlerinin koruması altında Filistinlilerin evlerine ve topraklarına yönelik saldırılarına değinen Çelik, “Bu bir gasptır, bir işgaldir. Dünyanın gözü önünde Filistinlilerin anavatanları işgal edilmeye çalışılıyor. Gazzeleştirme şeklindeki soykırım faaliyetinin İsrail tarafından Batı Şeria’ya, hatta Lübnan’a yansıtılmaya çalışıldığını görüyoruz. Bu bütün dünya için tehlikelidir. Bugün uzak olduğunu zanneden ülkeler bile yarın bu krizlerle yüzleşmek zorunda kalacaklar. Dünyanın bir yerinde Uluslararası Ceza Mahkemesi ile ilgili tartışmaları izleseniz, dünyadaki hemen hemen bütün odaklar Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu ve soykırım şebekesi hakkında verdiği kararların ne kadar doğru olduğunu, hatta bunun az olduğunu söylerler. Fakat, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin nasıl hedef alındığını görüyorsunuz. Netanyahu ve soykırım şebekesi, mahkemenin en temel insan haklarıyla ilgili aldığı kararı bile bir nefret suçu olarak kodlamaya çalışıyor. Tarihte böyle bir ikiyüzlülük, böyle bir yalan şebekesi görülmemiştir. Netanyahu ve onun soykırım şebekesi sadece Filistin için değil, bütün dünya için bir sıkıntıdır. Büyük bir hassasiyetle uluslararası hukuku ve barışı korumak için artık yapılacak ilk iş bu şebekeye karşı somut adımlar atmaktır” diye konuştu.

“Faaliyetler, soykırım şebekesinin bütün mabetlere karşı nefret şebekesi gibi hareket ettiğini gösteriyor”

İsrail tarafından Mescid-i Aksa’ya gerçekleştirilen saldırıyı en şiddetli şekilde lanetlediklerini de dile getiren Çelik, Mescid-i Aksa’nın statüsünün korunmasının uluslararası toplumun sorumluluğunda olduğunu sözlerine ekledi. Camilerin yanı sıra kiliselere ve Hristiyan din adamlarının engellenmesine yönelik faaliyetlerin de olduğunu söyleyen Çelik, “Bu soykırım şebekesinin bütün mabetlere karşı nefret şebekesi gibi hareket ettiğini de gösteriyor” ifadelerine yer verdi.

“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği bir referans noktası haline gelmiştir”

Çelik, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi’nin hala dünya gündeminde yerini koruduğunu belirterek, “Bu toplantıda esas konu, ABD ile Avrupa arasında fay kırığının birbirinden kopan iki parçaya dönüşüp dönüşmeyeceği ya da birtakım yakınlaşmaların olup olmayacağıydı. Burada kritik konu Başkan Trump’ın zirveye katılmasaydı. Trump, ‘Ben bu zirveye katılmayacaktım ama Başkan Erdoğan’ın daveti üzerine katılıyorum’ dedi. Atlantik İttifakı açısından çok daha büyük krizleri ve ayrışmaları doğuracak bir zirve söz konusu olacaktı. Burada bunu engelleyen durum Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanımızın ev sahipliği oldu. Türkiye öyle bir noktaya gelmiştir ki, nerede dünyada bir mesele varsa dönüp sayın Cumhurbaşkanımıza ‘nasıl yardımcı olabilirsiniz, değerlendirmelerini almak isteriz’ diyorlar. O bakımdan sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği bir referans noktası haline gelmiştir” dedi.

Çelik, Yunanistan tarafından Batı Trakya’da Türk azınlığa ait 8 okulun kapatılmasına yönelik kararı reddettiklerini de söyledi.

“Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya devam edeceğiz”

Suriye’de Halk Meclisinde gerçekleştirilen oturumun Cumhurbaşkanı Şara başkanlığında gerçekleşmiş olmasının Suriye açısından son derece kıymetli olduğuna da değinen Çelik, “Uluslararası toplumu İsrail’in Suriye’yi istikrarsızlaştırıcı çabalarına karşı uyarıyoruz. BM Genel Sekreteri Guterres, İsrail’in Suriye içerisinde işgal ettiği toprakların doğrudan Suriye’nin egemenliği altında olduğunu net bir şekilde ifade etti. O sebeple Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Parti Sözcüsü Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Meclis çalışmalarını sorması üzerine Çelik, “Takvim iyi gidiyor. Burada 3-5 günden bahsetmiyoruz. Uzun bir zaman dilimi değil ama şöyle bir irademiz var; Meclis kapanmadan bu yasayı çıkaracağız. Çalışma devam ediyor. Önemli olan nitelikli bir şekilde iyi çalışılmış, ince işçiliği yapılmış olsun. Bazen umduğunuzdan daha erken de gerçekleşebilir. Temel irademiz bu yasayı yüce Meclis kapanmadan çıkarmaya gayret edeceğiz. Genel mutabakatın da bu şekilde olduğunu görüyoruz” cevabını verdi.

“Tartışma daha önce CHP içindeki iki kanat arasında devam ederken, şimdi CHP kökenli iki parti arasında devam ediyor”

Mutlak butlan kararının ardından CHP’den ayrılanların Yeni Parti’yi kurmasına ilişkin soru üzerine Çelik, “Eskiden ‘Alacakaranlık Kuşağı’ adında çok kasvetli bir dizi vardı. CHP’deki gelişmeler ona benzemeye başladı. Her gün yeni bir şey çıkıyor. Yenisi, eskisinden ziyade CHP’nin iç çatışması başka zeminlerle ve formüllerle devam ediyor. Siyasi partiler demokrasi için vazgeçilmezdir, siyasi hayat için temel sütunlardır ve bütün sistem bunun üzerine oturur. Buradan baktığınızda yenisiyle, eskisiyle birbirini suçlamaya devam ediyorlar. Tüm bu olaylar başladığında ‘AK Parti’yi bu işin içine karıştırmayın. Bu iddiaları ortaya atanlar ve suçladıkları kişiler CHP’li, bu eylemleri gerçekleştirmekle ilgili olarak iddianame konusu olan kişiler CHP’lidir’ demiştim. Bu mesele sizin kendi meseleniz, bununla yüzleşin. Bu mesele Türkiye’de bir sosyolojik ihtiyaç var da böyle bir parti olmalı yaklaşımının etrafında dönmüyor. Bu yolsuzluklar, skandallar konusunda CHP’nin bir kanadının tavrıyla diğer kanadının tavrı arasındaki farklılıktan ortaya çıkan bir durum. Ortada yeni denecek herhangi bir şey yok, çünkü önceki tartışma kapanmış değil. Tartışma daha önce CHP içindeki iki kanat arasında devam ederken, şimdi CHP kökenli iki parti arasında devam ediyor” dedi.