Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kimse macera peşinde koşmasın. Kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse, bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada krizlerin ve savaşların devam ettiğini hatırlatan Erdoğan, İsrail’in kurulduğu günden bu yana bölgede barışı, huzuru, refahı ve güvenliği tehdit eden bir fonksiyon icra ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin’e yönelik işgal ve Filistinlilere yönelik soykırım sistematik bir şekilde devam ediyor. Bakınız Gazze’de tüm dünyanın gözleri önünde 73 bin masum insan katledilmiştir. Bu soykırım halen hem katliam boyutuyla hem de insanlık dışı tecrit boyutuyla sürmektedir. İnsanlık tarihinin en kanlı soykırımını gerçekleştiren İsrail, aynı anda İran’a saldırmış, yetmemiş aynı anda Lübnan’ı işgal etmeye başlamıştır. Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin tepkilerine rağmen İsrail Lübnan’dan çekilmeyi reddetmekte, buradaki kanlı operasyonlarını devam ettirmektedir. 2 Mart’tan bu yana Lübnan’da katledilenlerin sayısı 3 bin 700’e, yaralıların sayısı ise 11 bin 400’e ulaşmıştır” açıklamasında bulundu.
“Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil, Halep’ten, Şam’dan, Beyrut’tan başlar”
İsrail’in eş zamanlı olarak Afrika ülkelerini ve Akdeniz’i istikrarsız hale getirmek için de sinsi bir çabanın içine girdiğini kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
“İsrail, mevcut hükümetin yönetiminde şımardıkça şımarmış, sadece bölge için değil, insanlık için de bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan’a yönelik saldırıları, bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye’yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır. Şunu bir defa herkesin bilmesini isterim; Suriye ve Lübnan müstakil, bağımsız iki devlettir. Ancak bu iki devlet, yani Suriye ve Lübnan aynı zamanda Türkiye’nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut, İstanbul’un iki kardeş şehridir. Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil, Halep’ten başlar, Şam’dan başlar. Türkiye’nin güvenliği Beyrut’tan başlar. Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız. Şimdi bunlar ve tetikçileri çıkıyorlar, sağda solda Türkiye’yi hedef alan güya tehditler savuruyorlar. Hiç bunu söylemenize gerek yok, biz sizin niyetinizi, amacınızı, hedefinizi zaten çok iyi biliyoruz. Biz, sizin neyin peşinden koştuğunuzu çok iyi görüyoruz. Arz-ı Mevmud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah’ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz.”
“Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk’ünün hak ve hukukuna kastedilirse, bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelere de değinerek, “Şimdi Akdeniz’de, özellikle de Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz ve gelişmeleri de çok yakından takip ediyoruz. İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar İsrail’in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz’de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler. Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın. Kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse, bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur” dedi.
“İran’a ve Lübnan’a yönelik saldırılar küresel ölçekte de olumsuz bir etki oluşturmuştur”
İsrail’in uluslararası toplumun sessizliğinden cesaret alarak bölgenin huzura, barışa ve güvenliğe ulaşmasına engel olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerine şu şekilde devam etti:
“İsrail’i hukuk çizgisinin içine çekmek artık sadece belli ülkelerin değil, insanlığın ortak meselesi haline gelmiştir. İran’a ve Lübnan’a yönelik saldırılar sadece bölge ülkeleri üzerinde değil, küresel ölçekte de olumsuz bir etki oluşturmuştur. Dolayısıyla İsrail’in saldırgan tutumu bölgemizle birlikte insanlığa yönelik bir tehdittir. Bundan 85 sene önce Hitler karşısındaki sessizlik ve tepkisizlik dünya genelinde 80 milyon insanın hayatını kaybetmesine yol açmıştı. Gözü dönmüş bir caninin çılgınlığının faturasını tüm insanlık ödemişti, bugün aynı hata tekrarlanmaktadır. Gazze kasabı Netanyahu ve kabinesinin soykırımları da tıpkı Hitler’e yapıldığı gibi büyük bir sessizlik ve tepkisizlikle izlenmektedir. Şunu kimse unutmasın ki, ateş büyüdüğünde sadece bölgeyi yakmakla kalmaz, kıvılcımlar dünyanın her yerine düşer. Nasıl bugün Hürmüz’deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa, şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.”
“İsrail durdurulmalıdır, bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’nın da İsrail konusunda İspanya’nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu göstermesi gerektiğini ve bunun tarihi bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Gazze’de devam eden soykırımın kanı buna tepkisiz kalanların eline yüzüne bulaşmıştır. İran’da, Lübnan’da başlayan, Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır. İsrail durdurulmalıdır, bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir. Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir. Türkiye, İsrail’in tüm sabotajlarına rağmen bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacaktır. Komşularımızla dost ve kardeşlerimizle barışa inanan tüm ülkelerle el ele verecek, akan kanın ve gözyaşının dinmesi için tüm kapıları zorlamaya, diplomatik tüm yolları denemeye sabırla devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Bu sene tarihi bir üretim rekoru kırabiliriz”
Yağışlar açısından bereketli bir yıl geçirdiklerini kaydeden Erdoğan, son 66 yılın en yüksek yağış seviyesine ulaştıklarını belirterek, “Bugün itibarıyla barajlarımızdaki doluluk oranı geçen yıla göre yüzde 26 artarak yüzde 81 seviyesine çıkmıştır. Hem yağışların üretim için olumlu seyretmesi hem de tarımsal üretimimize yönelik yaptığımız planlama ve destek uygulamaları sayesinde bu yıl birçok üründe yüksek bir rekolte bekliyoruz. Hatta tarihi bir üretim rekoru da inşallah bu sene kırabiliriz. Hububat-hasat dönemi ülkemizin birçok yerinde başlamıştır. Mevcut tahminlerimize göre buğday üretimimiz geçen yıla göre yüzde 27, arpa üretimimiz yüzde 50 artacaktır. Geçen yıl kuraklık nedeniyle dekar başına 276 kiloya kadar düşen buğday verimini bu yıl ortalama 400 kilo olarak öngörüyor, hatta Trakya, Çukurova gibi bölgelerimizde 700 kiloya varan verimler bekliyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz geçen hafta alım fiyatlarını açıklamıştır. Aynı şekilde ofisimiz 20 milyon ton depo kapasitesi ve 600’ün üzerinde alım merkeziyle hububat alımları için hazırlıklarını tamamlamıştır. Üreticimizin bir gram dahi ürünü ziyan olmayacak, ofis kendisine getirilen bütün ürünleri alacaktır. Ayrıca ofis ürün teslimine müteakip 21. günden itibaren ürün bedeli ödemelerine de başlayacaktır” dedi.
“Bu yıl için açıkladığımız temel destek ve planlama desteği tutarımızı artırıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde bölgede yaşanan savaşlar ve çatışmalar sebebiyle üretim girdilerinde artışlar yaşandığını ve bunun da çiftçilerin maliyetlerine olumsuz yansıdığını hatırlatarak, “Çiftçilerimizin yükünü hafifletmek amacıyla önemli bir karar aldık. Bu yıl için açıkladığımız temel destek ve planlama desteği tutarımızı İran kriziyle birlikte girdi maliyetlerinde oluşan aşırı artışları göz önüne alarak güncelliyoruz. Destek tutarlarımızı buna göre artırıyoruz. Şimdiden hayırlı, bereketli olsun diyorum” ifadelerini kullandı.
“Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın ilk çağrısı kapsamında 303 projeyi desteklemeyi kararlaştırdık”
Bir diğer kararın ise bölgesel kalkınma yatırımlarına yönelik alındığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen yıl başlattığımız Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın ilk çağrısı kapsamında 303 projeyi desteklemeyi kararlaştırdık. Tarımdan turizme, madencilikten imalat sanayine farklı sektörlerdeki 185 milyar liralık özel sektör yatırımları ile yerelde kalkınmayı hızlandıracak şehirlerimizin potansiyelini harekete geçireceğiz. Aynı programın geçen ay sona eren ikinci çağrısına yapılan toplam bin 156 başvuruyu ülkemizdeki yatırım iştahının bir işareti olarak görüyoruz. Toplam 453 milyar liralık asgari sabit yatırım tutarına sahip başvuruların değerlendirmelerini en kısa sürede bitirip sonuçlarını paylaşacağız” dedi.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, PARTİSİNİN TBMM GRUP TOPLANTISI’NA KATILDI
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, PARTİSİNİN TBMM GRUP TOPLANTISI’NDA GÜNDEME İLİŞKİN AÇIKLAMALARDA BULUNDU.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, PARTİSİNİN TBMM GRUP TOPLANTISI’NDA GÜNDEME İLİŞKİN AÇIKLAMALARDA BULUNDU
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, PARTİSİNİN TBMM GRUP TOPLANTISI’NDA GÜNDEME İLİŞKİN AÇIKLAMALARDA BULUNDU




